HOŞ GELDİNİZ

Hayat boyu başarılarınızın bir zeytin ağacı kadar köklü ve sağlam,
Mutluluklarınızın yeni filizlenen yemyeşil bir zeytin dalı gibi sürekli,
Yaşamınızın zeytinyağı ile daha sağlıklı ve güzel olması dileğiyle...



29 Temmuz 2009

Bozulmalar

SİYAH ZEYTİNLERDE GÖRÜLEN BOZULMALAR

1. Zar oluşumu: Siyah zeytin fermantasyon tanklarının, özellikle üstü açık beton tankların yüzeyinde sıcak havalarda üreticinin "kefeke" olarak adlandırdığı bir zar oluşmaktadır. Bu zarda pek çok maya, küf ve bakteri bulunmaktadır. Zarda bulunan bu karışık mikroorganizmanın her evrede hakim olanı değişmekte, buna paralel olarak zarın renk, şekil ve kalınlığı da değişmektedir. Örneğin, salamuraların kurulmasından bir ay kadar sonra oluşan kirli-beyaz renkli zar, baharda havaların ısınmaya başlaması ile fıstıki yeşil renk olmakta daha sonra yer yer kalınlaşıp beyaz-gri renk kazanmaktadır. Havalar ısındıkça pembeleşmeye başlayan zar bir süre sonra kiremit kırmızısı rengini alıp daha sonra tekrar kirli gri renge dönüşmektedir. Salamura tanklarının yüzeyinde oluşan zar zamanında uzaklaştırılmadığı takdirde, zarda bulunan mikroorganizmalar salamuradaki laktik asidi parçalayarak asit miktarını düşürürler. Asit miktarının düşmesi salamurada pektin parçalayan mikroorganizmanın çalışmasını kolaylaştırır ve zeytinlerin yumuşamasına neden olur. Zar oluşumu en iyi olarak uygun kapların kullanılması ile önlenir.

2. Yumuşama: Bu bozulma kefekenin uzun süre salamura yüzeyinde bırakılması sonucu oluşabildiği gibi, fermantasyonda yeterli asit oluşmaması ve tuz miktarının düşük olması sonucunda da ortaya çıkar. Tuz ve asit miktarının düşük olması durumunda pektin parçalayan mikroorganizma çalışarak zeytin danesinin iskelet maddesi olan pektini parçalar, dane yumuşar. Yumuşama ilerlediği takdirde dane hücreleri parçalanacağından kokuşma yapan ve yağ asitlerini parçalayıp acılaşma yapan mikroorganizmaya çalışma ortamı sağlanmış olur. Üretici arasında "yağlanma" olarak adlandırılan bu durum aslında zeytin danesinin çürümesidir. Bu duruma fırsat vermemek için tanklarda uzun süre bekleyecek zeytinlerin salamuralarında sürekli olarak asit ve tuz kontrolü yapılmalı, gerekiyorsa dışarıdan tuz ve asit eklenmelidir.

3. Sünme: Sıcak depolarda ve toprak üstü tanklarda muhafaza edilen siyah zeytinlerin salamuralarında, yaz aylarında eğer tuz ve asit miktarı düşük ise sünme hastalığı görülür. Bu hastalık sünme yapan mikroorganizmanın çalışması ile oluşur. Salamuraya el sokulup çekildiğinde, salamura parmaklarının ucunda uzar. Bu durum görüldüğünde asit ve tuz kullanarak yeni bir salamura hazırlanmalı ve zeytinler bu yeni salamuraya konulmalıdır.

Neden Gemlik Zeytini ?


  • Çünkü Gemlik Zeytini, bölgesine özgü ve dünyanın başka hiçbir yerinde yetişmeyen bir yapıya ve lezzete sahiptir.
  • Coğrafi yapısı, iklimi, yetiştirme şekli ve daha bir çok etkenle kendine özgü karakteristik özellikleri ve ayrı bir rahiyası vardır.
  • Bu özeliğini Çoğrafi Tescil İşareti alarak kanıtlamıştır.
  • Dünyanın en kaliteli zeytinidir.
  • Tipi,çeşidi, taklidi değil; aslıdır.
  • Ülkemizde yetişen onlarca çeşit zeytinin en ünlüsüdür.
  • Doğal siyahtır, dalında kararır ve tamamen siyah olmadıkça hasadı yapılmaz.hiç bir kimyasal katkı maddesi kullanılmadan, doğal haliyle sofranıza gelir.
  • Yıl boyunca bitmek tükenmek bilmeyen bir emek ve itina ile yetiştirilir.
  • Elle tek tek toplanır.
  • Çekirdeği küçüktür, kabuğu incedir, etlidir.
  • Son derece lezzetli ve dayanıklıdır.
  • Sadece tuz ve su ile salamura edilip, fermante edilir.
  • Ambalajında aylarca bozulmadan kalabilir.
  • Raf ömrü uzundur.
  • Gemlik’te zeytin üretimi yapan ve pazarlayan firmaların tamamı gıda kodeksine uygun üretim yapmaktadır.

Organik Zeytin Yetiştiriciliği

1. Organik Zeytincilik:Zeytin üretiminde insan sağlığına zararlı kimyasal gübre ve ilaçları kullanmadan, sadece yönetmeliklerde izin verilen girdilerin kullanılabildiği, çevre, hava, toprak, su kaynaklarını kirletmeden ve insan sağlığına zarar vermeden yapılan, üretimden tüketime kadar her aşaması kontrollü ve sertifikalı tarımsal bir üretim şeklidir. Üretimde miktar artışının yanında ürünün kalitesinin de yükselmesi amaçlanır. Organik zeytin yetiştiriciliği, geleneksel zeytin yetiştiriciliğinden çok farklı bir üretim sistemi değildir. Ancak, daha fazla bilgi, deneyim, takip ve hassasiyet ister. Organik olarak üretilecek zeytinler, geleneksel olarak üretilen zeytinlere göre biraz daha pahalıya mal olmaktadır. Bu nedenle bahçe kurulurken yer seçiminde dikim aralık ve mesafeleri, terbiye şeklinden sulama ve gübrelemeye, hastalık ve zararlıların kontrolüne kadar tekniğine uygun bir şekilde yapılması gerekir. Zeytin, organik olarak yetiştiriciliği yapılabilecek en kolay türlerden biridir.

2. Dünyada Organik Zeytin Yetiştiriciliği: Türkiye organik zeytin üreten ülkeler arasında İtalya (106.938 ha), İspanya (91.485 ha), Yunanistan (39.636 ha), Portekiz (28152 ha) ve Tunus (27730 ha)’tan sonra 2845 ha alanla 6. sırada yer almaktadır.

3. Türkiye’de Organik Zeytin Yetiştiriciliği: 2007 yılı verilerine göre 16 ilde, 15.339,62 ha alanda 12.093,41 ton organik zeytin üretilmiştir. (TKB, 2008). Ülkemizde organik zeytin üretiminde İzmir ili 3.463,94 ton üretim ile ilk sırada yer almaktadır.

4. Yasal Düzenlemeler: Ülkemizde organik tarım faaliyetleri, 3 Aralık 2004 tarih ve 25659 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 5262 sayılı Organik Ürünlerin Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesi’ne dair “Organik Tarım Kanunu” ve bu kanuna ilişkin olarak hazırlanan 10 Haziran 2005 tarih ve 25841 sayılı “Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik”e göre yürütülmektedir.

Organik Tarım Kanunu’nun ilgili maddelerine göre;

•Organik zeytin üreticilerinin zeytinlerini organik zeytin olarak değerlendirebilmeleri için öncelikle zeytinlerini Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından yetkilendirilen, yetkilendirilmiş bir kuruluş kontrolünde yetiştirmesi gerekir.•Üreticiler, organik zeytin yetiştiriciliği yaparken Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından çıkarılan ve çıkarılacak olan yönetmeliklerin hükümlerine uymak zorundadırlar.

Bu maddedeki hükümlere uymayan zeytin üreticilerine 10.000 TL idari para cezası verilir.

•Organik zeytin üreticileri, kontrol veya denetim aracı ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığı yetkilileri ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş kuruluşların yetkililerine; işletmeye giriş izni vermek ve muhasebe kayıtları ile diğer ilgili dokümanlarını göstermek zorundadırlar. Bu maddeye aykırı davranan zeytin üreticilerine 20.000 TL idari para cezası verilir.

•Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu tarafından sertifikalandırılmamış zeytinlerin, organik zeytin adı altında satıldığının tespit edilmesi durumunda satan kişiye 10.000 TL idari para cezası verilir.

•Denetimleri engelleyen kişi ve kuruluşlara da 10.000 TL idari para cezası verilir.

5. Organik Zeytincilik Yapılabilecek Yerlerin Seçimi: Organik zeytincilik, zeytin yetiştiriciliğinde uygun olan birçok yerde yapılabilir. Yer seçiminde, yetiştiricilik yapılacak bölgedeki iklim değerleri, toprak özellikleri, sulama durumu, zeytin hastalık ve zararlılarının yoğunluğu dikkate alınmalıdır.

Geleneksel yetiştiricilik yapılan tarım alanlarının arasında kalan küçük zeytin bahçelerinde, geleneksel alandan gelebilecek herhangi bir ilaç bulaşma riskine karşı organik zeytin yetiştiriciliği yapılmamalıdır. Büyük alanlarda yapılacak organik zeytin yetiştiriciliğinde ise, ilaç bulaşma riskine karşı bitkilerden yapılmış çitler ile koruyucu sistemler oluşturulmalıdır.

6. Organik Zeytincilikte Dikim Mesafeleri ve Üretim Sistemleri: Organik zeytin yetiştiriciliği yapılacak bahçeler, hastalık ve zararlıların doğal yöntemlerle kolaylıkla kontrol edilebilmesi için taç içine daha fazla ışık ve hava girecek şekilde kurulmalıdır, sık dikim organik zeytin yetiştiriciliği için uygun değildir.

Çeşit seçerken iklim özellikleri dikkate alınmalı, rüzgarlı ve don zararı olan yerlerde soğuğa dayanıklı çeşitler seçilmeli; nemli ve soğuk bölgelerde halkalı leke hastalığına duyarlı çeşitler seçilmemelidir.

Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsü tarafından ülkemizde ticari olarak üretimi yapılan zeytin çeşitlerinden büyük taç yapısına sahip olan (Domat, Uslu, Tavşan Yüreği, Çelebi) çeşitlerde dikim mesafeleri 6x8 m, 7x7 m, orta büyüklükte taç yapısına sahip olan çeşitlerde (Ayvalık, Memecik, Erkence, Manzanilla, Kilis Yağlık, Nizip Yağlık) 5x7 m, 6x6 m küçük taç yapan çeşitlerde (Trilye) ise 5x5 m, 4x6 m mesafelerde dikilmesi tavsiye edilmektedir.

Organik yetiştiricilik yapılan zeytin ağaçlarında merkezi lider sistemi yerine merkezi açık sistemler tercih edilmelidir.

7. Organik Zeytincilikte Üretime Başlama: Organik zeytin yetiştiriciliğine başlamaya karar veren bir üretici, çevre ve organik yetiştiriciliğe gereken duyarlılığı gösterebilmesi için üretime başlamadan önce organik tarımın temel ilke ve amaçları konusunda bilgi sahibi olmalıdır.Organik zeytin yetiştiriciliği yapmaya karar verildiğinde, alınacak ürünlerin organik zeytin olarak satılabilmesi için “organik ürün” ve “organik zeytin” sertifikasına sahip olması gerekir.

Organik zeytin sertifikasını alabilmek için iki yol vardır:

1. Yol: Organik zeytin yetiştirmeye karar veren bir zeytin üreticisi, bireysel olarak organik zeytin yetiştiriciliği yapabilir. Bunun için üretime başlamadan bir yıl önce Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Organik Tarım Komitesi (OTK) tarafından Türkiye’de yetkilendirilen herhangi bir kontrol ve sertifikasyon kuruluşuna başvurarak, yetiştirdiği zeytinlerin organik zeytin olarak değerlendirilebilmesi için gerekli çalışmaların yapılmasını ister. Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu (KSK) yetkilileri, başvuran üreticiye organik zeytin yetiştiriciliğinde uyulması gereken kurallar hakkında bilgi verir. Üretici, organik zeytin yetiştiriciliği ile ilgili bilgiye ihtiyaç duyuyorsa, bunun için kontrol ve sertifikasyon kuruluşu dışında bir danışmana veya kuruma başvurmalıdır. Zira kontrol ve sertifikasyon kuruluşlarında çalışan kontrolörlerin danışmanlık yapmaları yasaktır.

Kontrol ve sertifikasyon kuruluşuna başvuru için gerekli bilgi ve belgeler şunlardır:
•Müteşebbisin adı, adresi, üzerinde TC Kimlik numarası bulunan kimlik bilgi ve belgeleri, •İşletmenin yeri, konumu,
•Kadastro çalışması tamamlanmış alanlarda tapu kaydı, tamamlanmamış alanlarda ise araziye ait kroki,
•Müracaat edilen arazinin ve arazinin kullanım hakkının kendine ait olduğuna dair bilgi ve belgeleri,
•Gıda işleyen işyeri ise “Çalışma İzni ve Gıda Sicili Belgesi”, “Üretim İzin Belgesi”

Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu, başvuruda bulunan üreticinin zeytin bahçesini inceleyerek organik zeytin yetiştiriciliğine uygun olup olmadığına karar verir. Organik zeytin yetiştiriciliği için uygun bulunan üretici, başvurduğu kontrol ve sertifikasyon kuruluşu ile sözleşme yapar. Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu üretici adına gerekli dokümanları hazırlayarak Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’na bildirir.

2. Yol: Organik zeytin yetiştiriciliğine karar veren bir zeytin üreticisi, organik zeytin yapacağı bölgede organik tarım projesi olan bir firma, bir üretici grubu, Ziraat Odası, bir kooperatif, bir birliğin projesine katılarak da organik zeytin yetiştiriciliği yapabilir. Bunun için projesine katılmak istenen yukarıdaki ilgili kurum veya kuruluşlardan biri ile sözleşme yapılmalıdır. Sözleşmeden sonra proje sahibi kişi veya kuruluş, üreticinin organik zeytincilik yapabilmesi için üreticiden yukarıda belirtilen gerekli bilgi ve evrakları alarak, üretici adına yine üretime başlamadan bir yıl önce Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Organik Tarım Komitesi (OTK) tarafından Türkiye’de yetkilendirilen herhangi bir kontrol ve sertifikasyon kuruluşuna başvurarak, projesine aldığı üreticiyi bildirir ve bu üreticinin yetiştirdiği zeytinlerin organik zeytin olarak değerlendirilebilmesi için gerekli çalışmaların yapılmasını ister.

Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu üreticinin durumunu inceleyerek organik zeytincilik için uygun olup olmadığına karar verir. Organik zeytincilik için uygun bulunan üretici, sözleşme yaptığı firma, ziraat odası, üretici grubu, kooperatif veya üretici birliğinin projesi içinde organik zeytincilik yapmaya başlar.

Küçük alanlarda yapılacak organik zeytin yetiştiriciliği için kontrol ve sertifikasyon maliyetleri yüksek olacağından bu gibi küçük alanlarda organik zeytin üretimini bir firmanın projesine katılarak yapmakta yarar vardır. Ancak unutulmamalıdır ki, bir firmanın projesi altında organik zeytin yetiştiriciliği yapılmaya başlarken, firma ile üretici sözleşme imzalar. Üretici bu sözleşme ile yetiştireceği zeytinleri organik tarım kurallarına uygun olarak yetiştireceğini ve elde ettiği zeytinleri sözleşme yapılacak firma dışında da satmak isteyen üreticilerin iyi karar vermeleri gerekir.

Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu ile sözleşme yapan üretici veya firma projesindeki üreticilerin bahçeleri geçiş sürecine alınır.

8.Organik Zeytincilikte Geçiş Süreci:Organik zeytinciliğe başlanıldığında elde edilen ürünler hemen “organik zeytin” olarak değerlendirilemez. Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu ile sözleşme imzalandıktan sonra, yetiştirilen zeytinlerin organik zeytin olarak değerlendirilebilmesi için 3 yıl geçiş süreci vardır. Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu, geçiş sürecini organik zeytinciliğe başlamadan önce yapılan işlemlerin durumuna göre 1,5 yıla kadar uzatabilir veya kısaltabilir. Geçiş sürecine alınan zeytinler “Organik Tarım Geçiş Ürünüdür” etiketiyle pazarlanabilir, organik olarak pazarlanamaz.

Geçiş dönemi süresince üreticinin sözleşme imzaladığı Kontrol ve sertifikasyon kuruluşuna bağlı kontrolörler organik zeytin yetiştiriciliği yapılan bahçeyi haberli, habersiz kontrol ederler. Yapılan kontroller sırasında, kontrolörlerce TC Organik Tarım Yönetmeliği’nde belirtilen girdiler dışında girdilerin kullanılmadığı, yapılan üretimin çevreye zarar verilmeden, çevre kirliliğine neden olmadan, erozyon ve toprak kaybını önleyecek, toprağın verim gücünü koruyup arttıracak şekilde yapıldığının belirlenmesi durumunda geçiş sürecinin sonunda yetiştirilen zeytinlere “organik zeytin” sertifikası verilir.

09 Haziran 2009

SOFRALIK YEŞİL ZEYTİN ÜRETİMİ

Sofralık yeşil zeytin her çeşit zeytinden yapılabilir. Farklı işleme yöntemleri sonucu belli başlı 4 ayrı şekilde tüketiciye sunulur. Bunlar;
İspanyol yöntemi
Çizme yöntemi
Kırma yöntemi
Dolgulu yeşil zeytin yöntemi

SOFRALIK YEŞİL ZEYTİN ÜRETİM YÖNTEMLERİ İSPANYOL YÖNTEMİ İspanyol usulü uluslararası bir yöntemdir. Bu üretim şekli önceleri İspanya'da başlayıp oradan diğer ülkelere yayıldığı için İspanyol usulü yeşil zeytin yapılması diye anılır. İspanyol usulüyle yeşil zeytin yapımı hasattan-ambalajlamaya kadar şöyledir. I - Hasat: Yeşil zeytine işlenecek zeytinler tam olgunluğa gelmesi için beklenmez, renkleri yeşilden saman sarısı renge dönerken hasat edilir. Bu durumda iken dane iri ve gevrektir. Hasat gecikir, olgunlaşma devam ederse fermantasyon sırasında bu zeytinlerin dokusu yumuşar. Erken yapılırsa ürün rengi istenen sarılığa erişmez, hava temasında derhal kararır, acılığın giderilmesi güç, ürün ise aşırı sert olur. Tüketim sırasında et çekirdekten kolay ayrılmaz. Bu istenmez. Ülkemizde Marmara Bölgesi için Ekim sonu-Kasım başı, Ege Bölgesi için Eylül sonu-Ekim ortası uygun olgunluk devreleridir. Hasat ve nakil sırasında zeytinlerin ezilip yaralanmalarını önlemek için elle toplama yapılmalı ve uygun kaplar kullanılmalıdır. II - Seçme-sınıflama: İşletmeye getirilen zeytinler iki temel işlemden geçirilir. 1. işlem: zeytinlerin boylanması olup bu işlem çok önemlidir. Zeytinler boylama makinasından geçirilerek sınıflara ayrılır. Yeşil zeytinde boylama kastiğin zeytin etine eşit nispette işlemesi bakımından önemlidir. 2. işlem: zeytinler ayıklama bantlarından geçirilerek veya kerevetlere yayılarak bir seçime tabi tutulur. Burada yaralı, bereli, ezik, çürük daneler ve sapları ayıklanır. III - Kostik uygulaması: İspanyol usulü yeşil zeytin işlenmesinde önemli safhalardan biride kostik uygulamasıdır. Kostik halk arasında sabuncu sodası olarak bilinen NaOH dir. Zeytinlerin acılığını gidermek üzere çeşide göre değişen % 1-2,5 luk kostikli su çözeltisine konulur. Kostik zeytin etinin 2/3 üne işleyene kadar zeytinler çözeltide bırakılır. Bu süre konsantrasyona, iriliğe, olgunluğa ve hava sıcaklığına, kostikli suyun ısısına bağlı olarak 8-15 saat arasında değişir. IV - Yıkama: Alkali istenilen derinliğe işledikten sonra zeytinler hemen yıkama işlemine tabi tutulur. Bu amaçla kaptaki eriyik boşaltılarak yerine temiz su doldurulur. İlk su 30 dakika sonra boşaltılır ve temiz su doldurulur. Sonra 4-6 şar saat arayla 4-6 yıkama daha yapılır. Yıkamada dikkat edilecek hususlar şunlardır: - Yıkama esnasında zeytinlerin uzun süre hava ile temasa gelmelerine izin verilmemelidir. Aksi halde renk gri ve kahverengiye döner. Yıkama alkali eriyiğin alttan boşaltılıp, üstten su verilmesiyle yapılırsa daneler hava ile temas etmemiş olurlar. - Yıkama sayısı doğru belirlenmelidir. Eğer yıkama fazla yapılırsa fermantasyon için gerekli şekeri de atmış olacağımızdan eksik fermantasyon olur. Eğer az yıkama işlemi uygulanırsa bu takdirde de zeytinin bünyesinde kalan kostik fermantasyon başlangıcında tuzlu suya geçeceği için ortamın PH’ ını yükseltir. Bunun sonucunda zeytinde bozulma olur. V - Fermantasyon: Yıkama işlemi biten zeytinler tuz oranı 5-6 bome olan tuzlu su içerisinde fermantasyona bırakılır. Danelerle salamura arasındaki tuz ve diğer maddeler alışverişi ilk hafta hızlıdır ve tuz miktarı ilk günlerde düşer. Bu nedenle ilk hafta salamuranın tuz miktarı sıkça kontrol edilmeli, %7-8 bomeye kadar yükseltilmeli ve devamlı bu derecede tutulmalıdır. Fermantasyonun başlangıcında pH yükselmesini önlemek için az miktarda laktik veya sitrik asit ilavesi yapılır. Ortamın ısısı laktik asit bakterilerinin gelişmesini sağlayacak derecede olmalıdır. Uygun fermantasyon sıcaklığı 20-26°C dir. Bu sıcaklıkta fermantasyon 1-3 ayda tamamlanır. Fermantasyon esnasında tuz, asitlik kontrolleri, salamuranın üst yüzeyinde gelişen maya ve küf temizliği yanında sirkülasyon (devridaim) işlemi yapılmalıdır. VI - Ambalajlama: Fermantasyonu biten zeytinler serin bir depoda muhafaza edilmelidir. Ambalajlamadan sonra ortaya çıkabilecek bozulmaları önlemek için yeterli bir yıkamadan sonra cam kavanozlarda 80-85°C de yarım saat tutularak pastörizasyon uygulanması ve sağlığa zararsız kimyasal koruyucuların kullanılması pratiktir. Kimyasal koruyuculardan sodyum benzoat 1 gr/kg, potasyum sorbat 0,5 gr/kg oranında sağlığa zararsız olarak kullanılabilir. ÇİZME YEŞİL ZEYTİN Üretim şeklinde acılığı giderme dışında tüm işlemler İspanyol yönteminde olduğu gibidir. İşletme içerisinde boylamadan geçirilen zeytinler seçilir, yıkanır ve çizme makinasından geçirilir. Böylece daneler 2 veya 3 yerinden fazla derin olmayacak şekilde çizilir. Çizilen zeytinler acılığı gidermek için su veya daha iyisi % 2-3 lük salamura içerisine konur. Kullanılan su haftada 1-2 kez değiştirilerek danedeki acılığın istenilen düzeye düşmesi sağlanır. Acılığı giderilen zeytinler % 7 lik salamuraya konularak 10-30 gün veya % 10 luk salamurada 8-10 gün fermantasyona bırakılır. İspanyol usulünde olduğu gibi bu su içerisine % 1 e yakın laktik veya sitrik asit katılarak zeytinin muhafazası sağlanır. Daha sonra zeytinler ambalaj kaplarına konur. Üzerine % 5-8 lik salamura, % 1 limon tuzu ve bir miktar zeytinyağı ilave edilir. Aroma katmak amacıyla limon dilimleri, sarmısak, hardal da konulabilir. Zeytinler ambalaj kaplarında 8-10 gün bekletilip ekşi tad aldıktan sonra satışa çıkarılır.KIRMA ZEYTİN Kırma tipi zeytin, çizme yönteminde olduğu gibi hazırlanır. Ancak zeytinler doğal yapısı bozulmayacak şekilde kırılır veya iğneyle delinir. Acılığın giderilmesi yine çizme zeytinde olduğu gibi yapılır. DOLGULU YEŞİL ZEYTİN Dolgulu zeytin yapmak için fermantasyonunu tamamlamış yeşil zeytinler kullanılır. Önce zeytinlerin çekirdeklerin çekirdekleri çekirdek çıkarma aleti ile çıkarılır. Çekirdek yuvasına ikiye katlanmış kırmızı biber turşusu parçası, havuç turşusu, arpacık soğanı, bir parça siyah zeytin veya badem yerleştirilir. Dolgu için kullanılacak malzeme çekirdek boşluğuna sıkıca oturmalı, gevşek veya gereğinden büyük olmamalıdır. YEŞİL ZEYTİNLERDE GÖRÜLEN BOZULMALAR Zar oluşumu: Siyah zeytinlerde olduğu gibi üzeri açık kaplarda yapılan salamuralarda görülür. Salamuranın üzerinde beyaz-krem rengi bir zar oluşur. Zar oluşumu yabani mayaların çalışmasına bağlı olarak meydana gelir. Ancak uzun süre salamura yüzeyinde kalırsa bu zarda küfler ve bakteriler de çalışmaya başlar. Zarın zeytinlerde oluşturduğu zarârlar ve önlenmesi için yapılması gerekenler siyah zeytinde olduğu gibidir. Öncelikle kapalı tanklar kullanılmalı; işlenmesi bitmiş zeytinler üstü açık tanklarda bekletilmemelidir. Ambalajlamada tepe boşluğu minimum olacak şekilde veya vakumlu kapatma yapılmalıdır. Zar oluşumunu önlemenin bir diğer yolu da litreye 0,5 g sorbik asit vermektir. Kararma: Bu bozulma alkali ile muamele ve yıkama sırasında hava teması ile oluşur. Bunu önlemek için zeytinlerin bu işlemler sırasında hava ile teması en aza indirilmelidir. Diğer bir kararma nedeni kullanılan suda demir bulunması veya kaplardan salamura ve zeytinlere demir bulaşmasıdır. Yeşil zeytin üretiminde demirli sular veya demir kaplar kullanılmamalıdır. Demir zeytinde bulunan polifenollerle birleşerek siyah renkli demirtannat oluşturur. %1-2 sitrik asit içeren salamurada bekleterek az kararmış zeytinlerin rengi düzeltilebilir. Ancak kararma fazla ise bu işlemin yararı olmaz. Kabarcık ve Kese Oluşumu: Yeşil zeytinlerde kabarcık oluşumu alkali sıcaklığının ve konsantrasyonunun yüksek olması sonucu oluşur. Dane kabuğu ile epidermis arasında oluşan bu kabarcıklar zeytinin görünümünü bozar, piyasa değerini düşürür. Zeytinlerin kabuk altında çekirdeğe kadar uzanan yarıklar şeklinde oluşan ve dışarıdan kesecikler şeklinde görülen bozulma, fermantasyonun başlangıcında Aerobacter grubu bakterilerin fazla çalışması ile meydana gelir. Kese oluşumunu önlemek için starter kullanılmalı veya salamuraya başlangıçta asit katılmalıdır. Böylece gaz yapan bakterilerin çalışması güçleştirilmiş, laktik asit bakterilerinin ortama hakim olması sağlanmış olur. Alkali ile muamele sırasında çözeltiye % 3-6 oranında tuz ilave edilmesi kabarcık ve kese oluşumunu önlemektedir. Bu tür bozulmanın oluşmaya başladığı farkedilirse salamuraya % 0,5 laktik asit veya % 0,25 asetik asit konulmalıdır. Bütirik Asit Kokması: Salamurada bütirik asit bakterilerinin (Clostridium butyricum) faaliyet göstermesi ile oluşur. Bu bozulma bütirik asidin kötü kokusu ile farkedilir. Şekerler bütirik aside parçalanır. Fermantasyonun başlangıç aşamaların da görülen bu bozulmanın önlenmesi için kokuşan salamura süratle uzaklaştırılmalı, zeytinler yıkanmalı ve %7-8'lik asitlendirilmiş salamura konulmalıdır. Zapatera Hastalığı: Bu bozulmaya uğrayan zeytinler eski deri kokusu kazanır. Fermantasyonun son aşamalarında görülen bu bozulma, yeterli asit oluşmadığı ve pH'nın 4.2'nin altına düşmediği durumlarda görülür. Bu bozulmayı propiono-bacterium'lar ve bazı Clostridium türleri yapar. Bu bozulmayı önlemek için pH 4,0'a düşmelidir. Gerekiyorsa ortama şeker, laktik veya asetik asit ilave edilerek pH düşürülür ve zeytinlerin bozulması önlenir. Beyaz Noktalar: Yeşil zeytinlerde bazen kabukların altında beyaz noktalar görülür. Bunlar Lactobacillus plantarum tarafından oluşturulan kolonilerdir. Bu noktaların büyüklüğü ve sayısı çok değişik olabilir. Yeşil zeytinlerin yalnızca görünüşü üzerinde etkili olan beyaz noktaların oluşmaması için alkali çözeltisi sıcak olmamalı ve fermantasyonun başında asit ilavesi yapılmalıdır. Yumuşama: Bu bozulma %5'in altındaki tuz konsantrasyonlarında ve yetersiz laktik asit (%0,5 ve daha az) bulunması durumunda görülür. Daneler özellikle sap tarafından başlayarak yumuşar. Yumuşama siyah zeytinlerde olduğu gibi küf ve bakterilerin salgıladığı pektolitik enzimlerin etkisi ile doku maddesi paktihin parçalanması sonucu oluşur. Zeytinlerde yumuşama başladığı farkedilirse hemen asit ve tuz ilavesi yapılmalıdır.

SOFRALIK SİYAH ZEYTİN ÜRETİMİ

Zeytin ülke ekonomisi ve halkın beslenmesi yönünden önemi büyük olan bir tarımsal ürünümüzdür. Ülkemizde mevcut tarım alanlarının yaklaşık %4 ü zeytinliklerden oluşmaktadır. Üretilen zeytinin yaklaşık %80 i yağlık, %20 si ise sofralık; sofralık zeytininde % 80 i siyah, %20 si yeşil olarak değerlendirilmektedir. 1991-92 DİE verilerine göre ülkemizde 877 bin hektar alan üzerinde, yaklaşık 87.7 milyon zeytin ağacı bulunmakta, ağaç başına verim yılda ortalama 9,5 kg civarında olmaktadır. Ayrıca zeytincilik 323.000 ailenin doğrudan geçim kaynağını oluşturmaktadır. 8-10 milyon kişinin gelirine katkıda bulunmaktadır. Dünya sofralık zeytin üretiminde ön sıralarda bulunan ülkemizin dünya ihracatındaki payı %3 kadardır. İhraç yapabildiğimiz pazarlar ise daha çok doğu bloku ülkeleri ve işçilerimizin yoğun olduğu bazı Avrupa ülkeleri olmaktadır. Ülkemizde sofralık zeytin sektörünün çok eski bir geçmişi olmasına rağmen bugüne kadar küçük aile işletmeciliği yapısında faaliyet göstermiştir. Ülkemizde mevcut sofralık zeytin işleyen ünitelerin yaklaşık %70 i 50 ton ve altındadır. Bu da ülkemizde küçük aile tipi işletmelerin çoğunlukta olduğunu göstermektedir. Sofralık zeytin sektörü dünyada olduğu gibi ülkemizde de bir atılım içerisindedir. Son yıllardaki yeni teknolojileri uygulayan alt yapıların kurulması ve önümüzdeki yıllarda bu sektördeki gelişmeler ülkemizin, dış pazarların istediği nitelikte zeytin işlemesine ve rekabet etme şansına fırsat yaratacaktır. Sofralık siyah zeytin her çeşit zeytinden yapılabilir: Ancak eti fazla, çekirdeği küçük, ve kabuğu ince olan Gemlik çeşidi zeytinlerden daha kaliteli ürün elde edilir. Siyah zeytinlerin tatlandırılmasında farklı metotlar bulunsa da hasattan tatlandırmaya kadar olan işlemler aynıdır. Bu işlemleri sırasıyla inceleyelim. 1. Hasat ve taşıma: Zeytinler danenin siyahlaştığı, et kısmının menekşe mor renk aldığı zaman hasat edilmelidir. Hasat sofralık siyah zeytinin kalitesine etki eden önemli bir faktördür. Erken hasat edilen zeytinler koyu siyah renkte ürün vermez. Geç hasat edilen fazla olgunlaşmış zeytinlerde salamurada kolayca yumuşar ve ezilir. Hasat bir kerede değil, olgunluğa erişenleri parti parti toplayarak yapılmalıdır. Toplanan zeytinler fazla derin olmayan ve zeytini zedelemeyen 20- 25 kg'lık tahta veya plastik sandıklar içerisinde işletmeye taşınmalıdır.2. Boylama, ayıklama: Salamura işletmesine getirilen zeytinler boylama ve ayıklama işleminden geçirilir. Eğer zeytin çok olgun ise yalnızca ayıklama işleminden geçirilir. Boylama işlemi ise zeytin tatlandıktan sonra da yapılabilir. Burada boylamanın amacı; küçük daneli yağlık zeytinleri ayırmak, ayıklamanın amacı ise; yaralı, bereli, hastalıklı ve yumuşak zeytinlerin, sağlıklı zeytinlerden ayrılmasıdır. 3. Yıkama: Siyah Zeytinler fermantasyon tanklarına yerleştirilmeden önce üzerindeki toz, toprak ve çamurun temizlenmesi için yıkama işlemine tabi tutulur. 4. Salamuraya koyma ve fermantasyon: Siyah zeytinin tatlandırılmasında uygulanan yöntemleri kısaca şu şekilde inceleyebiliriz. - Gemlik yöntemi: Bu yöntem yüzyıllardan beri ülkemizde uygulanmaktadır. Salamuranın önceden hazırlanıp zeytinler üzerine su verilmesi şeklinde uygulanmakta, böylece hem kaliteli sofralık zeytin elde olunmakta, hemde üretim süresi kısalmaktadır. Bu yöntemde zeytinler beton, polietilen, polyester ve fiberglas tanklarda salamuraya konulabilir. Fakat, salamura tankları hangi tür maddeden yapılmış olursa olsun, yükseklikleri 2 m civarında olmalı, içerisine konulacak zeytin yüksekliği 1,80 metreyi geçmemelidir. Zeytinler üzerine 10 bome (%10 luk salamura) olarak hazırlanan tuzlu su verilir ve zeytinler salamuraya bırakılır. Salamura, zeytin danelerini tamamen örtmelidir. Üst kapak ile sıvı yüzeyi arasında hava boşluğu kalmamalıdır. Zeytinler salamuraya konulduktan sonra salamuradan daneye tuz geçişi başlar ve bome 5-6 ya kadar düşer. Bome areometresi ile sık sık salamuranın tuzu kontrol edilerek düşen tuz ilave edilmeli, salamuranın tuz derecesi 10 bomede tutulmalıdır. Salamuraya konan zeytinlerde 2-3 gün sonra fermantasyon başlar. Fermantasyonun sağlıklı yürüyebilmesi için salamuraya % 1-2 oranında önceki yıldan kalma iyi bir salamura veya bir miktar ekşi yoğurt katılabilir. Fermantasyonda zeytin danesinde bulunan şekerler laktik asit bakterileri tarafından laktik asite dönüştürülür. Oluşan laktik asit zeytinleri bozulmadan muhafaza eder. İyi bir muhafaza için salamurada % 0,9 oranında laktik asit bulunmalıdır.
- Havaların ısındığı aylarda zeytinlerin bozulmaması için tuz derecesi 12-13 e yükseltilebilir.
- Fermantasyon sırasında salamuranın üst yüzeyinde oluşan maya ve küflerin temizliği, salamuranın sirkülasyonu (devridaimi), tuz, asitlik kontrolleri yapılmalıdır.En uygun fermantasyon sıcaklığı 20°C civarı, bir başka deyişle oda sıcaklığıdır. Bu nedenle mümkünse ilk 2-3 hafta salamura sıcaklığının bu seviyede olmasına çalışılmalıdır. Ülkemizde zeytinlerin salamuraya konma zamanı kış aylarına rastladığından fermantasyon düşük sıcaklık nedeniyle yavaş sürer ve ancak yaz aylarında tamamlanır. Böylece bu yöntemle hazırlanan zeytinler 6-9 ayda yeme olgunluğuna gelir. II - Tuz-katlama yöntemi: Zeytinler fermantasyon tanklarına bir kat tuz bir kat zeytin olacak şekilde katlanarak yerleştirilir. Tuz zeytin ağırlığının % 10’u olarak hesaplanır. Daha sonra zeytinlerin üzerine fermantasyon tankının kapakları yerleştirilir. Bu kapak üzerine zeytin ağırlığının %10-15’i oranında ağırlık konur. Zeytinler kuru tuz içerisinde ve baskı altında 1 hafta fermantasyon tankı içerisinde tutulur. Fermantasyon tankı altında biriken tuzlu su atılabilir veya üzerine içilebilir nitelikte su ilave edilerek devir ettirilir. Zeytin salamura içerisinde fermantasyona bırakılır. Eğer fermantasyon tankı altında biriken su atılacak olur ise hazırlanan 13-15 bomelik yeni tuzlu su ile zeytinler fermantasyona tabi tutulur. Bu metotta salamuranın tuz oranı 13-18 bome gibi yüksek oluşu, ağır baskı altında zeytinlerin tutulması zeytinlerin yanaklı ve kırışık yapı kazanmasına neden olur. Zeytinlerin yeme olgunluğuna erişmesi çeşide ve olgunluğa bağlı olmakla birlikte 6-12 ay arasında değişir. III - Sele Zeytini: Bu yöntemde zeytin daneleri ağaçta iyice kararıp olgunlaştıktan sonra hasat edilir. Sağlam zeytinler temizlenir, yıkanır ve sele, sepet veya tahta sandıklar içerisine 100 kg zeytine 15 kg iri tuzlardan olmak üzere bir kat tuz, bir kat zeytin istiflenir. Kabın ağzı uygun bir bezle kapatılır. Kaplar birkaç günde bir, ters-yüz, sağ-sol yapılarak tanelerin tuzla iyice temas etmesi sağlanır. Taneler tuzun etkisiyle suyunu salar. Bu şekilde 3-4 hafta da zeytinlerin acılığı giderek yenilecek duruma gelir. Hava verilerek siyah zeytin yapımı: Salamuraya hava vermek suretiyle ortamdaki oksijen miktarı artırılmakta ve havalı ortamda gelişen mikroorganizmaların meydana getirdiği asitlik ile zeytindeki acılık maddesi kaybolur. Bu sayede zeytinler 3-4 ay gibi kısa zamanda tatlanmış olur. Bu metod ile tatlandırılan zeytinlerin rengi siyah ve dokusu daha sert olmaktadır. V - Çabuk yöntem (Konfi tipi) zeytin yapımı: Bu yöntemde zeytinler acılıklarını gidermek için birer tonluk tanklara konulur. üzerine %1,5-2 oranında hazırlanan sudkostik çözeltisi verilir. Kostik zeytin etinin 3/4 üne işlediğinde zeytinin istenmeyen acılığı kaybolur ve sudkostik çözeltisi boşaltılır. Kaba su doldurulur, yıkama işlemi 4 kez tekrarlanır ve zeytinler havalandırılırlar. Bu esnada zeytinlerin rengi siyahlaşır. Bu işlemden sonra ferroglikonat veya ferrolaktak ile zeytinler muameleye bırakılarak kazanılan siyah rengin sabitleşmesi sağlanır. Zeytinler 1,5 ay kadar 10-12 bomeli tuzlu su içerisinde muhafaza edilerek fermantasyona tabi tutulur. Bu tip hazırlanan zeytinler düşük tuz ile hazırlanan ambalaj salamurası içerisinde veya pastörize yada sterilizasyon işleminden geçirilir. Isıl işlemden geçirme imkanı yoksa PH'sı 4,2-4,5 olan ve koruyucu maddeler ilave edilerek hazırlanmış 10 bomelik ambalaj salamuranın içerisinde piyasaya arz edilir. VI - Teneke Zeytini: Bu yöntemde kap olarak 20 kg'lık laklı tenekeler kullanılır. Olgunlaşmasını tamamlamış 10 kg zeytin 1 kg orta irilikte tuz ile birlikte tuzun daneler arasında dağılmasını sağlayarak tenekelere doldurulduktan sonra üzerine 1 kg zeytinyağı eklenir ve tenekenin kapağı lehimlenerek kapatılır. Tenekeler serin bir yere konularak 2-3 günde bir alt üst edilir. Zeytinlerin acılığı tuzun oluşturduğu osmoz ve kapalı kapta ki fermantasyonla kısa sürede kaybolur. VII - Kalamata Zeytin: Bu yöntemde zeytinlerin acılığını kısa sürede gidermek için daneler su dolu tanklara veya %2-3 tuz içeren salamuraya konulur. Su veya salamura zeytinlerin acılığı gidene kadar her gün veya gün aşırı değiştirilir. Acılık su değiştirmenin sıklığına göre 1-4 haftada kaybolur. Acılığı giderilen zeytinler 1-2 gün sirke içerisinde bırakılır veya sirke kaybını önlemek için %8-10'luk salamura ile birlikte sirke ilave edilerek gerekli ekşilik ve tat verilir. Genellikle laklı teneke kutularla, %8'lik salamura içerisinde piyasaya verilen kalamata zeytine, dilimlenmiş limon, zeytinyağı ve defne yaprağı da ilave edilir..Kalamata zeytinin bir diğer hazırlama yönteminde danelere çizme işlemi de uygulanır. VIII - Çizme Zeytin: Eti sert olan zeytin çeşitleri kullanılır. Zeytin daneleri uzunluğu boyunca üç yerinden ve et kısmının yarısına kadar ince ağızlı bir bıçakla çizilir. çizme işlemi makinalarla da yapılabilir. Çizilen zeytinler su dolu kaplara doldurulur ve su hergün veya gün aşırı değiştirilir. Bu işlem acılık kaybolana kadar (15-30 gün) sürer. Acılığı giderilen zeytinler %8- 10'luk salamuraya konularak 8-10 gün bırakılır. Bu süre sonunda zeytinler %5-8'lik salamura, %1 sitrik asit, bir miktar zeytinyağı, limon dilimleri, sarmısak ve hardal gibi aromatize edici maddelerle birlikte tenekelere ambalajlanır. Kaplar salamura ile tamamen doldurulur ve kapatılır. Zeytinler ambalaj kaplarında 8-10 gün bekletildikten sonra pazarlanır.5. Seçme, sınıflama, paketleme: Yeme olgunluğuna gelen zeytinler seçme ve sınıflama işlemine tabi tutulur. Bu esnada rengi siyahlaşmamış zeytinler varsa hava ile temasa gelerek oksidasyonla siyahlaşır. Ülkemizde sofralık siyah zeytinler tahta sandık, polietilen torba veya laklı teneke kutularda ambalajlanarak piyasaya verilmektedir. Ambalajlanan zeytinlerin satış ve tüketim aşamalarında bozulmamaları için polietilen ve diğer plastik ambalajlar azot veya karbondioksit gazı altında kapatılmalı, teneke kutular 75-95°C de pastörize edilmelidir. SİYAH ZEYTİNLERDE GÖRÜLEN BOZULMALAR 1. Zar oluşumu: Siyah zeytin fermantasyon tanklarının, özellikle üstü açık beton tankların yüzeyinde sıcak havalarda üreticinin "kefeke" olarak adlandırdığı bir zar oluşmaktadır. Bu zarda pek çok maya, küf ve bakteri bulunmaktadır. Zarda bulunan bu karışık mikroorganizmanın her evrede hakim olanı değişmekte, buna paralel olarak zarın renk, şekil ve kalınlığı da değişmektedir. Örneğin, salamuraların kurulmasından bir ay kadar sonra oluşan kirli-beyaz renkli zar, baharda havaların ısınmaya başlaması ile fıstıki yeşil renk olmakta daha sonra yer yer kalınlaşıp beyaz-gri renk kazanmaktadır. Havalar ısındıkça pembeleşmeye başlayan zar bir süre sonra kiremit kırmızısı rengini alıp daha sonra tekrar kirli gri renge dönüşmektedir. Salamura tanklarının yüzeyinde oluşan zar zamanında uzaklaştırılmadığı takdirde, zarda bulunan mikroorganizmalar salamuradaki laktik asidi parçalayarak asit miktarını düşürürler. Asit miktarının düşmesi salamurada pektin parçalayan mikroorganizmanın çalışmasını kolaylaştırır ve zeytinlerin yumuşamasına neden olur. Zar oluşumu en iyi olarak uygun kapların kullanılması ile önlenir. 2. Yumuşama: Bu bozulma kefekenin uzun süre salamura yüzeyinde bırakılması sonucu oluşabildiği gibi, fermantasyonda yeterli asit oluşmaması ve tuz miktarının düşük olması sonucunda da ortaya çıkar. Tuz ve asit miktarının düşük olması durumunda pektin parçalayan mikroorganizma çalışarak zeytin danesinin iskelet maddesi olan pektini parçalar, dane yumuşar. Yumuşama ilerlediği takdirde dane hücreleri parçalanacağından kokuşma yapan ve yağ asitlerini parçalayıp acılaşma yapan mikroorganizmaya çalışma ortamı sağlanmış olur. Üretici arasında "yağlanma" olarak adlandırılan bu durum aslında zeytin danesinin çürümesidir. Bu duruma fırsat vermemek için tanklarda uzun süre bekleyecek zeytinlerin salamuralarında sürekli olarak asit ve tuz kontrolü yapılmalı, gerekiyorsa dışarıdan tuz ve asit eklenmelidir. 3. Sünme: Sıcak depolarda ve toprak üstü tanklarda muhafaza edilen siyah zeytinlerin salamuralarında, yaz aylarında eğer tuz ve asit miktarı düşük ise sünme hastalığı görülür. Bu hastalık sünme yapan mikroorganizmanın çalışması ile oluşur. Salamuraya el sokulup çekildiğinde, salamura parmaklarının ucunda uzar. Bu durum görüldüğünde asit ve tuz kullanarak yeni bir salamura hazırlanmalı ve zeytinler bu yeni salamuraya konulmalıdır.

Zeytin İşleme Teknikleri

Genellikle her çeşit zeytinden sofralık siyah zeytin yapılabilir. Ancak sofralık zeytinlerin etli, küçük çekirdekli, ince kabuklu ve siyah parlak renkte olmaları istenir.
Gemlik, Edincik-Su, Karamürsel-Su, Samanlı, Uslu ve Ayvalık gibi yerli zeytin çeşitleri, TSE’ce sofralık siyah zeytin yapımına uygun çeşitler olarak belirlenmiştir. Gemlik usulü siyah zeytin yapımında salamura için geleneksel olarak üstü açık beton tekneler ya da ahşap (fıçı) kaplar kullanılmaktadır. Son yıllarda polyester-fiberglas ve/veya yüksek yoğunluklu poli-etilen kaplar ve tankların yaygınlaştığı da görülmektedir. Ancak bu tankların gıda depolamaya uygun özellikte ve standartta olmasına dikkat edilmelidir.Fermantasyon kabı olarak, çoklukla yaklaşık 10 ton zeytin alabilen, üstü açık beton havuzlar kullanılmaktadır. Son yıllarda bazı üreticilerin yine üzeri açık, sentetik materyalden üretilmiş birkaç ton kapasiteli tankları da fermantasyon kabı olarak kullandıkları görülmektedir.Kap büyüklüğü ve çeşidi ne olursa olsun, ağzı açık bu kaplar her tür bulaşmaya (kefeke oluşumu) açıktır. Sofralık siyah zeytin yapımında “hasat zamanı” çok önemlidir. Sofralık siyah zeytinlerin hasadı, daneler iyice siyahlaşıp et kısımları çekirdeğe 2mm’ye kadar menekşe-mor renk aldığında yapılmalıdır. Bu, meyvenin bir ucundan basıldığında, diğer ucundan çekirdek çıkacak hale gelmiş olması demektir. Hasadın elle yapılması kalite için önemli bir faktördür. Zeytinler salamuraya alınmadan önce ayıklanmalı ve yıkanmalıdır.Yaralı, bereli, hastalıklı, ezilmiş, küçük, olgun olmayan açık renkli (yeşil) zeytin daneleri ayıklanmalıdırZeytinler salamuraya konulmadan önce kir, toz, kum ve taş tanecikleri, dal ve çöp kırıntılarını temizlemek için iyice yıkanmalıdır. Yıkama zeytin kabuğuna yapışmış fiziksel kir, mikroorganizma ve kimyasal bileşiklerin uzaklaştırılması sağlaması yanında zeytindeki acılık maddesinin (oleuropein) suyla eriyerek azaltılmasına da katkıda bulunur.Yıkama işlemi yıkama havuzlarına konulan zeytine üstten su verme ve alttan belirli zamanlarda bu suyun boşaltılmasıyla veya ince olarak serilmiş zeytine üstten tazyikli su püskürtmek suretiyle yapılabilir.Yıkama süresinin 1-2 saat olması yeterlidir. Uzun olursa zeytin şekeri fazla yıkanarak atılacağından fermentasyon kalitesi düşer. Ayrıca gaz cebi oluşması gibi sakıncalar doğurabilir. “Salamura” tuzlu su anlamına gelmektedir. “Salamura zeytin” zeytinleri % 8-10’luk tuzlu suda fermentasyona bırakarak elde edilir.100 litrelik bir kaba- 30 litre su konulur (kabın üçte birine yakın).- 2,5-3 kg tuz (%8-10, 30 litre için 2,5-3 kg tuz) ilave edilir.- Tuz iyice karıştırılarak eritilip çözelti haline getirilir.- Kap doluncaya kadar zeytin ile doldurulur.Zeytin fermantasyonunda asıl gelişmesi istenilen mikroorganizma laktik asit bakterileridir. Bu mikroorganizmalar en fazla % 10’a kadar tuza dayanabilmekte; %10 tuzda bile çalışmaları büyük ölçüde zayıflamakta, hatta bazı türlerde engellenmektedir.Salamura tuz düzeyinin %8-10 olması ve zaman içinde sabit tutulması istendiğinden bazı üreticiler başlangıçta çoklukla %15 oranında tuz içeren salamuralar kullanarak tuz düzeyindeki azalmaya pratik olmakla birlikte yanlış çözümler aramaktadır. Çünkü başlangıçta yüksek tuzluluk fermentasyonu olumsuz etkilemekte ve dolayısıyla kaliteyi önemli ölçüde düşürmektedir.Tuzluluk düzeyini ölçmek için birtakım araçlardan yararlanılabilir. Fermentasyon tankına ne kadar tuzlu su ilave edilmesi gerektiği bu ölçü sonucuna göre belirlenir.Tuz düzeyini kabın/tankın her yerinde aynı tutabilmek için otomatik karıştırıcılar da kullanılabilirSeçme, ayıklama ve yıkamadan sonra zeytinler beton tekne, ahşap fıçı ya da polyester fermentasyon tanklarına önceden hazırlanan % 8-10’luk tuzlu suya dökülerek fermentasyona bırakılır. Başlangıçta % 8-10’luk tuz konsantrasyonu ilk günlerde “osmoz” sonucu % 5-6’ya kadar düşer. Bu nedenle salamura sık sık kontrol edilerek tuz konsantrasyonu % 8-10’da kalacak şekilde tuz katılması gerekir. Bu nedenle başlangıçta haftalık sonra aylık tuz kontrolleri ile tuz ölçülmelidir.Tuz konsantrasyonunun kabın her yanında eşit olmasına da özen gösterilmeli ve salamura ara sıra iyice karıştırılmalıdır. Geleneksel fermentasyon kaplarında, örneğin beton havuz ve ahşap fıçılarda kaplar doldurulduktan sonra salamuranın üzeri hasır, çuval, tahta yada kalas ve taşlarla bastırılır. Örtü olarak sadece hasır ve çuval kullanıldığında, salamura üste çıkarak yüzeyde çeşitli maya ve küflerden oluşan “kefeke” zarı oluşur. Kefekeyi oluşturan mikroorganizmalar ortamın asiditesini (pH) yükselterek bozulmaya (kokuşma ve yumuşama) neden olur ve kaliteyi düşürür. Önlem olarak hasır yada çuvalların üstüne yan yana dizilmiş tahtalar konulmalıdır. Tuz seviyesi kontrol altında tutulmalıdır.Osmoz, zeytinde bulunan su ve suda eriyen maddelerin salamuraya geçerken zeytine tuz alınmasıdır. Bu zeytin içindeki az yoğun ortam ile ve dışındaki yoğun ortamın dengeye getirilmesi olayıdır. Osmoz ile salamuranın tuzluluğu dah az yoğun zeytine geçerek azalmaya, zeytinin tuzluluğu ise artmaya başlar. Salamura ve zeytin bünyesindeki tuz oranı 1-1.5 ay içinde dengeye ulaşır. Başlangıçta salamurada oluşan gazların dışarı atılması amacıyla tahtalar üzerinde bulunan delikler açık bırakılır. Gaz çıkışı sona erdiğinde kabın ağzındaki delikler tıkaçla kapatılır. Böylece zeytinlerde tatlandırma başlatılmış olur. Fermentasyon için en uygun sıcaklık 20 ºC ve pH 4.5’dir. Gemlik tipi siyah zeytin yöntemiyle sofralık siyah zeytinlerin yeme olgunluğuna gelmesi için 8-10 ay gibi uzun bir zaman gerekmektedir. Zeytinlerin kısa sürede yeme olgunluğuna ulaşabilmesi için salamura işletmesinde ısıtıcı (mümkünse otomatik) bir düzenek kurulmalıdır. Fermentasyon için en uygun sıcaklık 20 ºC’dir. Ancak uygulamada zeytinlerin fermantasyona alınmaları Kasım’da başlar ve kış dönemi olduğundan bu sıcaklık sağlanamaz. Fermentasyon esnasında hava sıcaklığının düşmesi laktik asit bakterilerinin çalışmasını olumsuz etkilediğinden kış aylarında ısıtma önemlidir.Fermentasyon ilerledikçe zeytinin pH’sı düşer ve rengi açılır. Bu nedenle yeme olgunluğuna gelen zeytinlerin rengi tam siyah değildir. Zeytin salamuradan alınıp ambalajlamadan önce hava teması sağlanarak siyahlaştırılır. Önceleri 1-2 gün kerevetlerde serilerek zeytinlerin siyah renk almaları sağlanırken son zamanlarda ayıklama, sınıflama ve ambalajlama sırasında geçen süre arzulanan siyah rengi sağlamada yeterli olmaktadır. Bazen de kompresörle hava basımı kısa sürede kararma sağlanmaktadır.Satış için salamura kaplarından çıkarılarak zeytinler siyahlaştırma işleminden sonra temiz suyla yıkanarak seçme-ayıklama amacıyla masalara, tasnif bantlarına serilmektedir. Yaralı, bereli, açık renkli ve kusurlu görülenler elle ayıklanmaktadır. Daha sonra elavatörlerle boylama makinelerine taşınarak iriliklerine göre sınıflandırılmaktadır. Zeytinler iriliklerine göre “çok iri, iri ve orta ince” olmak tasnif edilerek küfe, tahta sandık, teneke, plastik torbalar veya kaselerde pazara arz edilmektedir.Seçilip boylanan zeytinler kuru ve sulu olarak iki şekilde ambalajlanır.Sulu ambalajlamada zeytinler %8-9 tuzlu su içinde laklı tenekelere konur. Bazı üreticiler küflenme olmaması için daha uzun süreli muhafaza amacıyla potasyum veya sodyum sorbat ya da benzoatlar ilave etmektedirler. Ayrıca istenirse pasterizasyon da yapılmaktadır. Kuru ambalajlamada zeytinlerin suyu hava verilerek veya ısı uygulanarak nem miktarı %20’nin altına düşürülür. Nemi azalan zeytinler varaklı polyester polietilen torbalarda havası alınarak (vakumlu) veya azot gazı verilerek ambalajlanır.Gemlik tipi salamura sofralık zeytin üretiminde karşılaşılan bazı sorunlar bir takım önlemlerle iyileştirilebilir.1. Tümüyle kapalı tanklarda ve özel düzeneklerle baskı uygulayarak, hijyenik bir çalışma ile salamura siyah zeytin üretimi yapılabilir.2. Üretimde 30-40 kg/m2 olacak şekilde uygulanan baskılarla, alışılmış Gemlik yöntemiyle elde edilen ürün kalitesinde, yanaklı ve kıvırcık ürün alınabilir.3. Bu tür bir üretimde, salamuranın başlangıç tuz miktarını % 7olarak ayarlayarak ürün kalitesinde olumsuzluk yaratmadan ve fermantasyonu engellemeden kaliteli ürün elde edilebilir.4. Tuz miktarı azaltılarak, soğuk kış koşullarında bile fermantasyonu 2.5 aya indirmek mümkün olabilir.5. Tuz içeriği % 7 olan salamurada işlenen zeytinin, tüketim olgunluğuna geldiğinde %2.5 tuz içerdiği saptanmıştır. Tüketicinin damak zevki ve sağlığına uygun bu değer, ürünün ihraç şansını da artırabilir.6. Siyah zeytin üretiminde starter (600 mL Lactobacillus plantarum + 200 mL Saccharomyces olivaceus) kullanımı, fermantasyon süresini önemli düzeyde kısaltabilir.

Zeytin Tanesinin Taşıması Gereken Özellikler

1- EbatBoyu 2 - 2,5 cm, çapı ise 1.5-2 cm yani tombul olmalıdır.
2- ÇekirdekKüçük olmalı ve çapı 1 cm den büyük olmamalıdır.
3- HijyenZeytin taneleri kirli, kokuşmuş, özellikleri kaybolmuş, kurtlanmış veya küflenmiş olmamalıdır.
4- DayanıklılıkZeytinler dayanıklı olmalı hemen erimemelidir.
5- RenkToplanma rengi yeşil ile hafif kahverengimsi olmalı, hafif kızarmış alacalı olmalıdır.
6- EtiZeytin taneleri etli olmalı, etli kısmı çekirdekten kolay ayrılmalıdır.
7- DirilikZeytin taneleri diri olmalı, pörsümüş bir halde olmamalıdır.
8- Kabuk Kalınlığıİnce kabuklu olmalı kabuk ağızda erimelidir.
9- Tatlandırmada Kullanılan MalzemeTabii malzeme olmalı, asla herhangi bir kimyasal kullanılmamalıdır.

29 Mayıs 2009

Zeytinin Hasat Edilmesi

Üretim masrafları içinde en yüksek masraflardan biriside hasattır. Tüm üretim aşamalarında kullanılan insan işgücünün %50-60 ‘ı hasat aşamasında kullanılır. Zeytin meyveleri sofralık yada yağlık olarak değerlendirildiği için hasat zamanı amaca göre farklılık gösterir.. Yeşil sofralıklar için renk, zeytin yeşilinden sarımsı yeşile döndüğünde toplanır. Bu devrede taneler normal iriliğini almış, sertliğini biraz kaybetmiş, elastiki bir yapı kazanmıştır. Siyah sofralıkların hasadı içinse tane çeşide has olgunluk rengini almış, normal irilikte, kararma kabuktan meyve etenine doğru geçmiş olmalıdır. Yağlık zeytinlerde hasat ağaçta yeşil zeytin meyvesi kalmadığında yapılır. Bu dönemde tane yumuşar elle sıkınca çekirdek kolay ayrılır ve sap çukurundan meyvenin suyu çıkar, yağ oranı da maksimum seviyeye ulaşmıştır. Meyvemsi ve daha aromatik tat istenirse yeşil zeytinden yağ elde edilir. Yeşil zeytinden elde edilen yağın asit derecesi düşük ama biraz acı olur. Yağ oranı düşük olur, ağacın dinlenmesini sağlar, periyodizite özelliğini ortadan kaldırır. Ülkemizde mekanik hasat teknikleri kullanılmadığı için hasat dönemi uzamakta, Nisan ayının sonuna kadar devam temektedir. Diğer ülkelere göre hasat maliyeti ülkemizde yüksektir..Hizmetlerimizi geni?letmek ve size en güncel bilgileri aktarabilmek için, internet sitesi kurduk. Ynternetten ula?amayan çiftçilerimiz için kitap ve bro?ürlerle e?itim faaliyetlerimizi devam etmekteyiz. Hasat elle yapılır, kesinlikle sırık yada sopa kullanılmamalıdır. Sırık yada sopalar genç sürgünleri kırarak bir sonraki verimin düşük yada hiç olmamasına sebep olurlar.Sofralık çeşitlerde yere sıyırmak zeytinleri zedeler bunun için kova yada önlüğe toparlanmalı merdiven kullanılmalıdır.Hasat zamanı zeytinler olgunlaşmadan yapılmamalıdır.Yeşil sofralıklarda işletme özelliklerine göre hasat yapılmalıdır.Mekanik teknikler usulüne göre uygulanmalı yanlış uygulanmalar zedelenmeye sebep olurlarÜretim maliyetini düşürmek için yeni tesis edilen bahçeler mekanik hasada uygun tesis edilmelidir.

Budama ve Gübreleme

BUDAMA Zeytin ağaçlarının budanmasını etki eden bir çok faktör vardır. Öncelikle budama zamanının iyi tespit edilmesi gerekir. Budama ağacın soğuya karşı olan direncini azaltır ve soğuktan daha çok etkilenmesini sebep olur. Bundan dolayı soğuk tehlikesi olan bölgelerde şiddetli soğuklar geçtikten sonra, ılıman bölgelerde kışın veya ilkbaharda budama yapılır. Yağış az alan bölgelerde mümkün oldukça geç budamakta fayda vardır. Dal kanseri bulunan bölgelerde yağışsız ve sıcak zamanlarda (yazın) budama yapılır. Dal kanseri sıcak ve kuru havada çoğalamaz bundan dolayı bu mevsimde budama tercih edilir. Budama zamanını belirledikten sonra sıra budama şeklini belirlemeye gelir. Fidanların budanması verime yatmış olan ağaçlardan tamamen farklıdır. Fidan ilk 2 (iki) yıl kendi haline bırakılır kesinlikle budama işlemi yapılmaz. İki yıl sonunda 40-90 cm yükseklikten tek gövde üzerinden değişik noktalardan çıkan üç ana dal bırakılır. Diğer sürgünler dibinden kesilir. Fidana şekil vermek için acele edilmemeli istenen şekil 3-4 budamada elde edilmelidir. Fidanlarda bir seferde sert budama yapılarak şekil elde etmek istenilmeyen sonuçların ortaya çıkmasına sebep olur. Verime yatmış olan ağaçların budanması tamamen farklıdır. Mahsul yılında zeytin ağaçları çok meyve verdikleri için, bir sonraki yıla sürgün hazırlayamazlar ve meyve vermezler . Biz bunu periyodizite olarak adlandırmıştık. Halk arasında yaygın olarak yapılan yanlış bir uygulama periyodizite özelliğini arttırır. Mahsul yılından sonra sert bir budama yapılır, bir sonraki yıl budama yapılmaz dolayısıyla budama yapılmayan yıl aşırı verim alınır buda periyodiziteyi iyice artırır. Bunun yerine verim yılından önce hafif bir budama yapılmalı meyve tutumu azaltılmalı ağacın meyveyle beraber sürgün yapması sağlanmalıdır. İki yılda bir sert budama yerine yılda bir hafif budama her yıl ürün almamızı sağlayacaktır. Temel felsefe iki yılda bir, çok ve sofralık kalitesi düşük meyve elde etmek yerine her yıl kaliteli az miktarda ürün elde etmek olmalıdır. Yaşlı ve zarar görmüş ağaçların budanması sert şekilde yapılır. Budama yaşlanmış verim vermeyen ve yara almış dalların kesilmesine dayanır. Bu üç değişik şekilde yapılır: Birinci şekil ağacın yan ve üst uçlarında kalın dallar muhafaza edilerek diğer küçük ve ince dallar kesilir. Burada dikkat edilmesi gereken kesilmeyen kalın dalların sağlıklı, güneşten ve soğuktan zarar görmemiş olması gerekmektedir. Eğer dallar zarar görmüş ise bir sonraki budama şekli tercih edilmelidir. İkinci şekil ana dalın gövdeye bağlandığı kısım iyi ise gövdeden itibaren 30cm kadar ana dallar bırakılarak budama yapılır. Eğer gövdede zarar görmüş ise bir sonraki şekil tercih edilir. Üçüncü budama şekli eğer gövde yaralanmış, yanmış (soğuktan yada sıcaktan olabilir), hastalık ve zararlılardan tahrip olmuş ise gövde toprak seviyesine yakın bir mesafeden kesilir. Yukarıda bahsetmiş olduğumuz budama şeklinde aşı noktalarını göz önünde bulundurmak ve kesilen yerlerin perdahlanarak macunlanması gerekir. Budama her yıl bahar aylarında yapılmalı dondan önce budama ürün kaybına neden olur. Kurak geçen yıllarda ağaçtaki dal sayısı azaltmak ürün kalitesini artırır.GÜBRELEME Zeytin genellikle fosforlu, potaslı ve azotlu gübrelere ihtiyaç duyar. Bu ihtiyaç ağacın büyülüğüne ve toprağın yapısına göre değişir. Verime yatmış olan zeytinliklerde çiçeklenme ve meyve bağlama döneminde azota ihtiyaç artar. Bunun için sulanan koşullarda genellikle azotlu gübreler çiçeklenmeden 3-4 hafta önce, meyve tutumunda (mayıs), çekirdek sertleşme zamanında olmak üzere 3 partide; sulama imkanı yok ise tek seferde şubat sonu mart ayında uygulanabilir. Verilme şekli olarak azotlu gübreler gövdeden 50- 70 cm uzağa taç izdüşümüne serpilerek çapa vb. aletlerle gömülür. Fosfor ve potaslı gübreler taç izdüşümünde 15-30 cm derinlikte açılan hendeklere verilip toprağa gömülür. Tam büyüklüğe ulaşmış bahçelerde sıra arasına açılan hendeklere, meyilli arazilerde ağacın üst kısmına açılan yarım ay şeklindeki hendeklere uygulanır, düz zeytinliklerde ağacın etrafına tam daire yapılarak, seki teras yapılmış arazide ise ağacın alt kısmına yarım hendek açılarak uygulanır. Gübrelemeden önce yaprak ve toprak analizi yaptırmak faydalıdır. Yaprak örneği alma zamanı Kasım – Aralık – Ocak aylarıdır.

Besin Noksanlıkları

Zeytin ağaçlarında, topraktan bitki besin elementleri alımında, belirti gösteren veya saklı kalan beslenme sorunları ortaya çıkmaktadır.

  • Azot Noksanlığı: Azot noksanlığında yaprakların bir kışmında veya hepsinde sarılık (kloroz) meydana gelir. Ağaçların alt ve orta kısımlarında yaprak dökümü olur. Sürgünlerde zayıflık, sürgün oluşumunda ve yapısında azalma görülür. Somak ve çiçek oluşumu azalır. Çiçek ve meyve dökümü olur, meyveler küçülür, meyvenin et oranında ve yağ miktarında azalma olur. Bu noksanlığa; toprakta azot ve organik madde yetersizliği, düşük toprak sıcaklığı, düşük fosfor miktarı ve aşırı kuraklık neden olabilir. Sorunun çözümü için, toprak ve yaprak analizleri yaptırılmalı, analiz sonuçlarına göre ya topraktan azotlu gübreler; ya da yapraktan üre verilmelidir. Ara bitkisi olarak baklagiller devreye sokulabilir.

  • Fosfor noksanlığı: Fosfor noksanlığında gelişme yavaşlar, yapraklar küçülür. Dalların boğum araları kısalır, kökler zayıflar. Çiçeklenme azalır, çiçek açması gecikir. Dolayısıyla meyve bağlama olayı da olumsuz etkilenir. Meyve çekirdeği küçülür, meyveler geç olgunlaşır. Karbonhidrat miktarı azalaçağından. gelişme zayıflar. Sonuçta ürün miktarı azalır. Filizlerin pişkin ve sağlam olması engellenir. Soğuklara ve kuraklığa olan duyarlılık artar. Meyvelerde kalite azalır, yağ oranı da normalin altına düşer. Bu noksanlığa, topraktaki organik madde yetersizliği, soğuk ve nemli koşullar, asit yapılı topraklar neden olabilir. Çözüm için, toprak ve yaprak analizleri yaptırılarak, analiz sonuçlarına göre. topraktan fosforlu gübre uygulamaları yapılmalıdır.

  • Potasyum noksanlığı: Potasyum noksanlığında, yaşlı yapraklarda uç klorozları ve nekrozlar, ucu kahverengi, dibi san yapraklar görülür. Yapraklarda ve meyvelerde küçülme, meyve et oranı ve yağ miktarında azalma olur. Su ve soğuk stresine karşı direnç azalır. Ağaçlar, hastalık ve zararlılardan daha çok etkilenirler. Bu noksanlığa, topraktaki potasyum yetersizliği, topraktaki katyon değişim kapasitesinin düşük olması neden olabilir. Çözüm için, toprak ve yaprak analizleri yaptırılmalı, analiz sonuçlarına göre, topraktan veya yapraktan potasyumlu gübre uygulamaları yapılmalıdır.

  • Kalsiyum noksanlığı: Kalsiyum noksanlığında, filizlerde kolay kırılmalar ve Kurumalar, yapraklarda dökülmeler. koparılan yapraklarda sertleşmeden kuruma ve genç yalaklarda üşümeye karşı duyarlılık görülür. Bu noksanlığa, topraktaki kalsiyum yetersizliği, magnezyum fazlalığı neden olabilir. Çözüm için, toprak ve yaprak analizleri yaptırılmalı, analız sonuçlarına göre topraktan veya yapraktan kalsiyumlu gübre uygulamaları yapılmalıdır.

  • Magnezyum noksanlığı: Magnezyum noksanlığında yaprak uçundan veya kenarlarından başlayan sararmalar, orta damar boyunca ve yaprak dibinde ise yeşil kısımlar görülür. Mevsim ilerledikçe sararma tüm yaprağı kaplar, yaşlı yaprak görüntüsü oluşur. Genç filizlerde, önemli yaprak dökümü gözlenir ve filizlerde gelişme duraklar. Bu noksanlığa, topraktaki magnezyum yetersizliği aşın potasyum ve kalsiyum, aşın yağış neden olabilir. Çözüm için, toprak ve yaprak analizleri yaptırılmalı, analiz sonuçlarına göre topraktan veya yapraktan magnezyum içeren gübre uygulamaları yapılmalıdır.

  • Çinko noksanlığı: Çinko noksanlığında, yapraklarda damar arasında sararma, rozetleşme, küçülme ve şekil bozuklukları görülür. Bu noksanlığa, topraktaki çinko yetersizliği, aşırı fosfor neden olabilir. PH'şı yüksek ve kolay yıkanan hafif topraklarda sık rastlanır. Çözüm için, toprak ve yaprak analizleri yaptırılmalı, analiz sonuçlarına göre topraktan veya yapraktan, çinko içeren gübre uygulamaları yapılmalıdır.

İşleme Usulleri

Hasat edilen zeytinler tazeliği bozulmadan işletmelere teslim edilmelidir. Evde yada eski usullerle işlenen zeytinlerin ekonomik değeri düşmekte, yeni sistem işletmelerde işlenen zeytinler tercih edilmektedir. Yağlık zeytinlerde, yağ sıkım tesislerine günü birlik götürülmelidirler. Uzun süre bekletmek asit oranının yükselmesine sebep olur, istenmeyen durumdur ekonomik kayba neden olur. Yağ depoları güneş ışığı almayan serin bir yerde olmalıdır. Güneş ışığında bırakılan yağlar daha çabuk okside olurlar. Güneş ışığında klorofil prooksidan etki yapar. Işık almayan bir yerde olursa klorofil tam tersi antioksidan görevi yapar ve yağı korur. Yağ depoları güneş ışığı almayan serin bir yerde olmalıdır. Güneş ışığında bırakılan yağlar daha çabuk okside olurlar. Güneş ışığında klorofil prooksidan etki yapar. Işık almayan bir yerde olursa klorofil tam tersi antioksidan görevi yapar ve yağı korur. Yağlar hemen pazarlanmalı, her geçen gün yağ asidini yükselterek ekonomik kayba neden olur.

Bahçe Tesisi

Bahçe tesisi maliyetleri düşürme açısından çok önemlidir. İyi bir bahçe tesis etmek yukarıdaki faktörlerin tamamının doğru şekilde yapılmasıyla ortaya çıkar. Dik yamaç yapısına sahip arazilerde teras yapmak, yağmur sularından faydalanma ve traktörle arazi işleme açısından oldukça önemlidir.Tatlı meyil arazilerde ise kullanılacak olan sulama tekniğine göre arazi teras yapılır yada yapılmaz. Salma sulama tekniği kullanılacaksa teras önemlidir eğer damlama yada yağmurlama sulama tekniği kullanılacaksa teras yapılmayabilir. Bölgenin yıllık yağış ortalaması önemlidir. Yağış ortalaması yüksek olan bölgelerde sık dikim yapılır. Kurak bölgelerde az sayıda ağaç dikilerek topraktaki sudan daha fazla faydalanma sağlanır. Seçmiş olduğumuz çeşidin dallanma ve büyüme özelliğine göre ağaç arası mesafeler büyük önem kazanır. Bu genellikle yeşil sofralıklarda 7m-7m, 7m-6m, 6m-6m ; siyah sofralıklarda bu 6m-6m, 6m-5m, 5m-5m dir. Meyilli arazilerin güneşe bakan kısımlarında 5’er metre uygundur (ağaçlar meyilli arazide güneşten daha fazla faydalanırlar). Eski bahçelerde bu mesafeler daha fazladır, mesafenin az olmasından dolayı ağaçlar fazla büyütülemez; bu bize budamada, hasatta ve ilaçlamada kolaylık sağlar. Yeni sistem bahçelerde ağaç başına alınan ürün daha azdır, meyve kalitesi oldukça yüksektir ama arazideki ağaç sayısı eski sistem bahçelere göre daha fazla olması unutulmamalıdır. Bundan dolayı yeni tip bahçelerden hasat edilen ürün hem sayısal yönden hem de ekonomik açıdan eski tip bahçelere göre oldukça fazladır. Temel felsefe küçük çok sayıda ağaç, kolay budama, kolay hasat ve kaliteli çok üründür. Yeni sistem bahçelerde rekolte ve meyve kalitesi yüksek olur, hasatta sırık kullanılmadığı için periyodizite özelliği az görülür. Toprak işleme ve ilaçlamanın traktörlerle yapılacağı düşünülerek ölçüler tam alınmalı ağaçlar aynı hizada olmalıdır. Bu sulama açısından da oldukça önemlidir; damlama sulamada büyük bir avantaj sağlar.

Fidan Seçimi

Zeytin bahçesi tesisinde en önemli konu fidan seçimidir. Fidan seçiminde aşağıdaki noktaları dikkat etmek teknik bir yetiştiricilik için gereklidir. Bu aşamada hangi çeşit zeytin dikeceğimize karar vermiş olmamız gerekir. Fidanlar ismine doğru ve sertifikalı olmalıdır. İsmine doğru olması demek aldığınız fidanın doğru çıkması demektir (Gemlik çeşidi zeytin fidanının Manzanilla yada Ayvalık çıkmaması gibi). Sertifikalı olması demek fidanın hastalıklı olmaması ve toprağında nemotod gibi zararlı hastalıklarında olmaması demektir.Öz Ege Teknik Fidancılık olarak biz, Aydın Tarım İl Müdürlüğü Bitki Koruma ve Kontrol Şube Müdürlükleri tarafından devamlı kontrol ediliyoruz. Bunun yanında Edremit Zeytincilik Araştırma Enstitüsü tarafından denetlenmekteyiz. Nemotod tahlilleri Bornova Zeytincilik Araştırma tarafından yapılmaktadır. Sertifikalı fidanlar Devlet kontrolü ve denetimi altındadırlar. Satın alınan fidanların menşei ve hangi fidanlıktan alındığı kesinlikle bilinmeli, herhangi bir olumsuz durum karşısında kime başvuracağınızı bilmelisiniz. Size yakın olan Sertifikalı Fidanlıkları tercih etmek ve bizzat Fidanlıktan almak çeşit garantisi açısından oldukça önemlidir. Bununla beraber Tarım İl ve İlçe Müdürlüklerinden temin etmek çeşit garantisini beraberinde getirir. Günümüzde Tarım İl ve İlçe Müdürlükleri özel fidanlıkları tercih etmektedirler. Üretim kapasitesi yüksek olan Fidanlıklar ürünlerinin tümünü kendileri pazarlayamazlar. Ürünlerini pazarlamak için bayilik sistemi kurarlar yada mevsimlik olarak fidan satışı yapan şahıslardan faydalanırlar. Fidan dikim sezonu 3- 4 ay gibi bir süreyle kısıtlıdır. Sertifikalı fidan üretimi yapmayıp sadece fidan ticareti yapan şahıslar sezon başında satın almış oldukları tüm fidanları çeşit farkı gözetmeden satış yaparlar özellikle bu sezon sonuna doğru vuku bulur. Bu olay Sertifikalı Fidan üreticisi ve fidan dikecek olan çiftçi açısından bir sorundur. Öz Ege Teknik Fidancılık olarak bizim üretimimiz yıllık 400.000 ile 500.000 arasıdır. Biz bu sorunu çözmek için bir bayilik sistemi oluşturduk ve sezon sonunda satılmayan fidanları geri alma konusunda garanti verdik. Bununla beraber fidan torbalarının üzerine firma ismi, adresi, telefonu, ruhsat tarihi, ruhsat numarası ve hangi çeşit zeytin fidanı olduğunu belirten bir baskı yaptık. Bayiimize yada bize gelen çiftçi Gemlik çeşidi zeytin fidanı istediği zaman; devlet tarafından bize verilen ve fidanlara yapıştırılan sertifikalarda (üretici kodu ve fidanın çeşidi üzerinde yazılıdır, her birinin seri numarası birbirinden farklıdır) hem de fidanlar torbalanırken yapmış olduğumuz baskı sayesinde çiftçi fidanları kontrol ederek alabilmektedir. Bu baskı sayesinde fidanların karışık olma ihtimali ortadan kaldırılmıştır. Bayilerimiz yada satıcılarımız torba üzerinde olan baskı sayesinde, çiftçilere karışık fidan satamazlar. Üretici firma torbalarda yazılı olduğu için, bir problem vuku bulduğunda en kısa zamanda ve sağlıklı olarak çözülebilmektedir. Eğer torbalarda baskı olmazsa; çiftçi büyük ihtimalle problemleriyle baş başa kalacaktır. Neyi nerden aldığınızı bilmek her zaman size avantaj sağlayacaktır. Fidanların yaprağı gereğinden fazla büyük olmamalı, çeşit özelliklerini korumalı, azot ve hormonlarla üretilmiş fidanlar tercih edilmemelidir. Azot ile büyütülmüş olan fidanda dal ve kök gelişimi doğru orantıda değildir, kökler zayıf olur. Fidanlar aşırı büyük olmamalı 50 cm-100 cm arası olmalı, büyük olan fidanlar daha fazla bakım gerektirir ve maliyet artırır. Dölleyici çeşit ihtiyacı olan türlerde, çeşit özelliğini bozan dölleyiciler kullanılmamalı bunun yerine aynı yada benzer özellikleri taşıyan çeşitler kullanılmalı. Fidanların bölgeye daha kolay uyum sağlaması için, üretimin size yakın olduğundan emin olunuz. Çeşitlerinde alt türleri vardır, bunlar her bölgeye uyum sağlamaz. Demostrasyon çalışması yapılmış alt türler tercih edilmelidir. Örnek olarak çekirdeği küçük ve eteninden kolayca ayrılabilen zeytinler Gemlik olarak adlandırılmıştır. Marmara bölgesinde yaklaşık olarak 9 tür Gemlik vardır; bunlardan sadece üç türü Marmara’ya göre kurak ve nem oranı düşük bölgelerde uyum sağlamıştır. Öz Ege Teknik Fidancılık olarak 20 yıllık çalışma sonucu bu veriler elde edilmiş, bu esaslara göre tesis edilen bahçelerde verim çok yüksek ve kalitelidir. Biz Gemliğin alt türleri olan Trakya tipi, Kayısı tipi ve Su tipini üretiyor, dölleyici olarak da Gemlik Baba tipini kullanıyoruz. Bu sayede gemliğin özelliği bozulmadan ürün elde edilmektedir.

Çeşit Seçimi

Arazinin seçilmesinden sonra sıra çeşit seçimine gelmiştir. Çeşit seçiminde iklim, su kaynakları ve pazar özellikleri büyük önem taşımaktadır. Sulama imkanı olamayan araziye su ihtiyacı fazla olan çeşit dikilmez. Yağlık, sofralık yada hem yağlık hem sofralık mı dikilecek? Sofralık çeşit yeşil, siyah yada hem yeşil hem siyah mı olacak? Bu soruların cevabını bilmemiz gerekir.Önemli zeytin çeşitleri ve özellikleri: Memecik : Çok eskiden beri Ege Bölgesinin ana ürünü durumunda bir çeşittir. Bir yıl verir Bir yıl vermez (yani periyodizite özelliği yüksektir.). Yağlık ve sofralık olarak değerlendirilir. Yağ oranı en iyi toprakta %23 geçmez, sofralık olarak ikinci sınıftır ve çekirdeği iridir.Gemlik : Diğer adı Trilye olan bu zeytin çok kaliteli siyah sofralık çeşittir. Ağaçları orta kuvvette orta büyüklükte, düzgün, yuvarlak taç oluşturur. Soğuğa ve kuraklığa dayanıklı olması büyük bir avantaj sağlar. Yağ oranı %30-35 oranlarındadır, sofralık kalitesi düşük olan meyveler yağlık olarak değerlendirilir. Sofralık olmasının yanında iyi bir yağlıktır. Kasım ayının ilk yarısında olgunlaşır. Fidanları çelikten üretilip, meyveler orta büyüklükte yuvarlağa yakın silindirik şekilde, parlak koyu siyah renktedir. Manzanilla : Yeşil salamuralık bir çeşit olup orta düzeyde kuvvetli ağaçları vardır. Ülkemize 1980'li yılların başında İspanya'dan gelmiştir. Meyveleri orta irilikte, yuvarlak şekillidir. Et çekirdekten kolay ayrılır, yağ oranı %25 olup çelikten üretilir. Yeşil hasat dönemi ekim ayıdır, siyah sofralık olarak da değerlendirilir.Domat : Yabani çöğür üzerine aşı yaparak üretilir. En iyi yeşil ve turşuluk sofralıktır, yağ oranı %22 dir. Elle hasat edilirse her yıl ürün verir. Yeşil olum dönemi genellikle ekim ayının ikinci yarısında olur. Çekirdekleri çıkartılarak dolma yapılır (badem ,kırmızı biber ile).Ayvalık : Kurağa aşırı hassas bir çeşittir. İyi bir yağlık olmasına rağmen pembe iken salamura da olarak değerlendirilir. Yağ oranı %25-28 arasında değişir, meyveleri küçüktür.Yamalak Sarısı : En iyi yeşil salamuralıklardan biridir. Ağaçları kuvvetli büyür, geniş ve yayvan taç oluşturur. Yağ oranı %21 olup, hasat zamanı yeşil olarak Ekim'in ilk yarısıdır. Yeşilken toplanan meyveler çekirdekleri çıkarılıp içine kırmızı biber, badem, havuç vb. doldurulur. Dünyadaki yada bölgesel zeytin pazarları araştırarak çeşitlerin pazar payları göz önünde bulundurmakta, bu konuyla ilgili bir uzmanla görüşmekte büyük yarar vardır.

Arazi Seçimi

Zeytin dikilmesi düşünülen tüm arazilerin toprak tahlili yapılır. Tarım İl Müdürlüklerindeki yada özel sektördeki uzman personellerle görüşülerek en uygun arazi seçilir. Bu bizim gübreleme ve ilaçlama maliyetimizi düşürür. Toprak tınlı, killi-tınlı, kireç %5-15 aralığında, organik madde %2-3 oranlarında, tuzluluk ise en fazla % 5 mchos/cm ve ph seviyesi 6-8 olmalıdır. Taban suyu seviyesi zeytin için uygun olup olmadığı araştırılır, taban suyu 1m’den daha yakın olmamalıdır . İleride ağaçların tam ürüne yatacağı zaman taban suyundan dolayı kuruması istenilmeyen durumdur.Bu seviyeye yakın olan topraklarda drenaj yapılmalıdır. Arazinin iklim özellikleri çok önemlidir.-7 C nin altındaki soğuklarda zarar meydana gelir, gemlik çeşidi için bu değer –10 C dir. Soğuklama ihtiyacı 600-1000 saat arasında değişmektedir. Arazinin güneye bakması yada güneş ışınlarından maksimum şekilde faydalanması mantar hastalıklarından korunmanın en iyi yoludur. Su kaynaklarının büyüklüğü ve araziye uzaklığı sulama maliyetleri açısından çok önemlidir. Kullanılacak olan sulama tekniği seçilmelidir. Yukarıda tespitler bir bütün içinde değerlendirilmeli en doğru seçim yapılmalıdır.

Zeytin'in Morfolojik Özellikleri

Zeytin boylu bir çalı veya 10 metreye kadar boylanabilen, sık dallı, yayvan tepeli, her dem yeşil yapraklı bir ağaçtır. Geniş, kıvrımlı, yamru yumru bir gövdesi vardır.
Ağaç yaşlandıkça, düzgün gri renkli gövde kabuğu giderek çatlar. Ağacın tacı (tepesi), yaklaşık olarak artan boy kadar her sene genişler. Uzun ömürlü bir ağaçtır, yaklaşık 2000 yıl kadar yaşayabilir. Verimli topraklarda taç açık ve asimetrik, verimsiz topraklarda ise daha yoğun ve yuvarlaktır. Sürgünleri gri renkli, dikensiz ve hemen hemen üç köşelidir.Mızraksı, çok kısa saplı, deri gibi sert yaprakları sürgünlere karşılıklı çiftler halinde dizilmiştir. Yaprakları basit, tam kenarlı ve kenarlar alt yüze doğru hafif kıvrıktır. Yaprağın boyu 20-86 mm, genişliği de 5-17 mm’dir. Yaprakların ucunda sivri bir çıkıntı bulunur. Yaprağın üst yüzü koyu gri-yeşil ve tüysüz, alt yüzü mavimsi gümüşi renkte ve beyaz sık ipeksi tüylerle kaplıdır.Baharın sonlarına doğru yaprakların koltuğunda seyrek salkımlar halinde açan, küçük beyazımsı-sarı renkli, kokulu çiçekleri vardır. Rüzgârların taşıdığı çiçek tozlarıyla döllenen çiçekler etli ve yağlı meyve verir. Meyve önce yeşil, olgunlaştıktan sonra da parlak siyah bir renk alır. Etli meyvenin içinde sert bir çekirdek vardır. Meyvenin etli kısmından ve çekirdeğinden elde edilen "yağı" bakımından çok değerli bir ağaçtır. Aynı zamanda ağacının çok heybetli ve estetik bir görünümü vardır. Odunu çürümeye karşı son derece dayanıklıdır